Online  Petshop

Online Veterinerimiz

Eş Bulma Servisimiz

Vip Card Üyelik

Köpek Çiftliğimiz

Petworld Hakkında

Bize Ulaşın

 
 
 

 SU ve KARA KAPLUMBAĞALARI

Kaplumbağalar Hakkında Genel Bilgi

Kaplumbağaların Biyolojisi

Kaplumbağaların Morfolojileri
   ► Kara Kaplumbağaları
   ► Tatlı Su Kaplumbağaları
   ► Deniz Kaplumbağaları

Kaplumbağaların Anatomileri

Kaplumbağaların Fizyolojileri

Kaplumbağalarda Cinsiyet ve Üreme
    ► Kaplumbağaların Yumurta ve Kuluçka Zamanı

Kaplumbağaların Vücut Isıları

Kaplumbağalarda Solunum

Kaplumbağaların Duyuları
    ► Koku Alma
    ► Görme
    ► İşitme

Kaplumbağalarda Kış Uykusu
    ► Evde Beslenen Kaplumbağalar için Kış Uykusu
    ► Kış Uykusundan Uyandırma

Kaplumbağaların Evde Bakımı

Kaplumbağaların Beslenmesi

Kaplumbağaların Genel Bakımları

Kaplumbağaların Hastalıkları

    ► Belirtilerine Göre Kaplumbağa Hastalıkları
       - Sulu Gaita (İshal)
       - Konsipasyon (Kabızlık)
       - Bağırsak Çıkması
       - Göz Kapaklarının Şişmesi ve Kapanması

    ► Kaplumbağalardaki Özel Hastalıklar
       - Akciğer Yangısı
       - Böbrek Yetmezliği
       - Kabuk Kalınlaşması ve Şekil Bozuklukları
       - Kabukta Dökülme ve Aşırı Boynuzlaşma
       - Parakeratoz
       - Salmonella
       - Kabuk Yaralanmaları ve Kırılmaları

    ► Kaplumbağalarda Sık Rastlanılan Hastalıklar
       - Apse
       - Hipervitaminoz A
       - Ağızda ve Dilde Stomatis
       - Orta Kulak İltihapı

Çevremizde Çok Tanınan Kaplumabağa Çeşitlerinin Özellikleri

    ► Kara Kaplumbağaları
       - Yunan Kara Kaplumbağası
       - Kuzey Afrika Kara Kaplumbağası
    ► Tatlı Su Kaplumbağaları
       - Rotwangen (Kırmızı Yanak) Tatlı Su Kaplumbağaları
       - Çin Kaplumbağası
    ► Deniz Kaplumbağaları
       - Caretta Caretta
       - Chelonia Mydas
 

 

KAPLUMBAĞALAR HAKKINDA

Kaplumbağalar, omurgalı (Verabralı) hayvanlardır. Hayvanlar aleminde; Sürüngenler sınıfında yer alırlar. Kaplumbağalar halkımız arasında TOSBAĞA olarak da isimlendirilmektedir. Genellikle kaplumbağalar yavaş hareket ettikleri ve sırtlarındaki kabuklarından dolayı, zaman zaman hikaye ve fıkralara konu olmuşlardır. Fakat tam tersine kaplumbağalar bilindiğinin aksine çok yavaş değil, oldukça hızlı hareket eden hayvanlardır.
Çoğu insan, yılan, kertenkele, timsah gibi diğer sürüngenlerden korkmalarına karşın kaplumbağalara karşı sevgi ile yaklaşmaktadır. Özellikle; bu hayvanlar çocukların ilgisini çekmektedir. Bu sevgi son zamanlarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de doğal ortamlarının dışında evlerde de yaygın bir şekilde kaplumbağa beslenmesini artırmıştır.
Kaplumbağalar eski jeolojik zamandan beri yaşayan hayvanlar olup 200-300 milyon yıl öncesinden günümüze kadar nesillerini devam ettirmeyi başarmışlardır. Doğada meydana gelen tüm olumsuz değişmeler ki bunun başında çevre kirliliği gelmektedir. Çevre kirliliği diğer canlılar gibi, kaplumbağaların nesillerini de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya getirmiştir. Ülkelerdeki bilinçsiz ve plansız şehirleşme, tarlaların ve ormanların azalması kara kaplumbağalarının yaşama ortamlarını ve yumurta bıraktıkları yerleri yok etmektedir. Bunu yanında orman yangınları da benzer, olumsuz etkiler yaratmaktadır. Evsel ve sanayi artıklarının arıtılmadan ırmak, göller ve denizlere akıtılması tatlı su ve deniz kaplumbağalarının ölümlerine yol açmaktadır. İnsan eliyle yaratılan bütün bu olumsuz koşullar bu hayvanlarında yaşamlarını olumsuz etkilemektedir. Yapılan araştırmalar evlerinde kaplumbağa besleyen insanların kaplumbağalar hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarını göstermiştir.
Hayvanların doğaları, yapıları, bakımları, beslenme ve hastalıkları hakkında bilgi eksikliği tıpkı çevre kirliliği kadar, evlerde bakılan kaplumbağaların yaşamalarına zarar vermektedir.

Bu sayfamızda kaplumbağalarla ile ilgili merak ettiğiniz A'dan Z'ye kadar her türlü bilgiye ulaşabileceksiniz.
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN BİYOLOJİSİ

Kaplumbağaların bilinen 200'den fazla çeşidi vardır.
Yaşadıkları ortama göre 3 ayrı grupta toplanırlar.
1- Kara Kaplumbağaları
2-Tatlısu Kaplumbağaları
3-Deniz Kaplumbağaları


Ülkemizde yaşayan Kaplumbağa Çeşitleri:
Kara Kaplumbağaları :
Testudo Graeca , Testudo Hermanni (Trakya Kaplumbağası)
Tatlısu Kaplumbağaları: Emys Orbicularis (Benekli Kaplumbağa), Mauremys Caspica, Trionyx Euphraticus (Fırat Kaplumbağası), Trionyx Triunguis (Nil Kaplumbağası)
Deniz Kaplumbağaları : Carreta Carreta, Chelonia Mydos
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN MORFOLOJİLERİ

Kaplumbağalar yaşadıkları ortama adapte olmuş ve ortam özelliklerine göre vucutlarında, dış görünüşlerinde bir takım değişiklikleri meydana gelmiştir. Genel olarak bütün kaplumbağaların baş, ön ve arka ayakları, kuyrukları ile arka bölümleri görünecek şekilde, deri ile devamlı vücutları üstten ve alttan kabuk (Bağa) tarafından örtülmüştür. Kabuk iskelet ve deriye ilişkilidir. Kabuk, derinin keratinize olmasıyla meydana gelmiştir. Bölümlü bir yapı gösteren kabuk, tabakalar halinde alttan yukarıya doğru büyüme göstermekte ve tabakalar halinde üst taraftan zaman zaman atılmaktadır.
Hayvanlar başlarını, ayaklarını ve kuyruklarını çevreden gelen tehlikelere karşı yada dinlenme anında kabuğun içine çekilebilirler. Kabuk tatlı su kaplumbağalarında kara kaplumbağalarına benzemesine karşın, deniz kaplumbağalarında, sırt kabuğu yüzmeye daha uygun bir şekle dönüşmüş ve küçülmüştür. Bu nedenle deniz kaplumbağalarının başlarını ve ön ayaklarını kabuklarının içine şansları ortadan kalkmıştır.
Kaplumbağaların çenelerinde diş yoktur. Kuşların gaga yapısına benzerlik göstermektedir. Dillerini fazla dışarı çıkaramazlar. Gözler parlak ve göz kapakları gelişmiştir. Kulak kepçeleri bulunmamaktadır. İki burun deliğine sahiptir. Kaplumbağalar istedikleri zaman başlarını vücutlarının içine doğru çekerler. Bunun için türlerine göre boyun S şeklinde kıvrılarak veya yana çevrilerek bu hareket sağlanır.
Kabukları ortadan dışa doğru genişleyen bir çizgililik göstermektedir. Deri pullu bir yapıdadır. Pullar kuşların tüy yapısına benzerdir fakat kuşlardaki tüy özelliğini göstermez. Kabukları sırt omurları, kaburgalar ve kalça kemiği ile kaynaşmıştır. Boyun ve kuyruk omurları hareketlidir.

 

▲    
Yukarı

KARA KAPLUMBAĞALARI
Kara Kaplumbağaları dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşamaktadırlar. Dağlık, ormanlık hatta çöl olan bölgelerde bile kara kaplumbağalara rastlamak mümkündür. Kara kaplumbağalarının ayaklarında beş parmak bulunmaktadır. Yürümeye uygundur, ağaç v.b. yerlere tırmanma hareketi yapmaya uygun değildir. Kara kaplumbağaları 3-5 cm'den 1 metre boya kadar olan cinslere sahiptirler.
 

▲    
Yukarı

TATLISU KAPLUMBAĞALARI
Kaplumbağalar karadan su yaşamına geçen hayvanlardır. Tatlısu kaplumbağaları günlük yaşamalarını hem karada hemde sularda geçirirler. Tropikal ve suptropikal iklim bölgelerinde yaşarlar. Bu hayvanların yüzebilmeleri için parmakları arasında yarım perde şekillenmiştir ve su yaşamına adaptasyon göstermişlerdir. Yani bu değişiklikler kalıtsal olarak yavrulara geçmektedir. Ayaklarla birlikte sırt kabukları biraz daha küçülmüş ve uzamış, yüzmeye uygun bir duruma gelmiştir. Genel olarak evlerde tatlı su kaplumbağaları beslenmektedir. Bunların bakımlarının kolay olması ve 30-40 cm den daha fazla büyümedikleri için tercih edilmektedir.


DENİZ KAPLUMBAĞALARI
Deniz kaplumbağaları ise yalnızca çiftleşme zamanı karalara yaklaşırlar. Ancak yumurtlamak için deniz kıyılarına çıkarlar ve genel olarak hayatlarının tamamı denizlerde geçer. Bu yüzdendir ki ayaklarının yüzmeye uygun palet benzeri şekil değişikliğine uğradığı görülmektedir. Tırnaklardan bir veya iki tanesi kalmıştır. Kabukları ise kayık benzeri uzun bir şekil almış baş ve ön ayakların bulunduğu yerden kabuk daha geriye çekilmiştir.
Deniz kaplumbağaları dünyanın genellikle orta ve tropikal bölgelerine yakın denizlerinde yaşamalarını sürdürürler. Ülkemizde de Akdeniz ve Ege Kıyılarında yumurtlama zamanı görülmektedirler. Deniz kaplumbağalarının yuvalanması için iklim kadar uygun kumsallarında olmasına bağlıdır. Ülkemizde Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kumluca, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Göksu Deltası, Kazanlı, Akyatağan ve Samandağ'da yumurtlama plajları mevcuttur.
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN ANATOMİLERİ

Kaplumbağalar akciğer solunumu yapmaktadırlar.Akciğerler anatomik olarak sırta doğru yerleşmiş ve kabuğa yapışmış şekildedir. Diğer hayvanlarla karşılaştırıldığında kürek kemiği karın tarafında görülmektedir. Göğüs kafesleri yoktur. Boyun omurları hareketli sırt ve bel omurlarının kuyruğa kadar kabukla kaynaşmış olduğu görülmektedir. Yemek boruları S şeklinde kıvrımlıdır. Tek delikten gaita ve idrar atarlar. Korktukları zaman kakalarını yaparlar. Normal kakaları zeytin çekirdeğine benzer. Dolaşım sistemleri dört gözlü kalp tam vücudun ortasına yerleşmiştir. Cinsiyet organları; erkeklerde penis bulunur. Penis çiftleşme sırasında bir eldiven gibi dışarı çıkmaktadır.
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN FİZYOLOJİLERİ

Kaplumbağa besleyenlerin en çok merak ettikleri konuların hayvanların yaşının ne oduğu ve cinsiyetinin belirlenmesinin nasıl yapıldığı sorularıdır.
Kaplumbağalar yaklaşık 60 yıl yaşamaktadırlar.
Kaplumbağaların yaşının belirlenmesi : Kesin bilgiler olmamasına rağmen 3 yaşında bir kaplumbağa el ayasının ¼'ü kadardır. Her üç yılda birde ¼ el ayası büyüklüğünde bir gelişme gösterir. Kabuğun arka plakalarındaki izlerdende yaklaşık yaş tayini yapılabilir.

 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARDA CİNSİYET ve ÜREME

Kaplumbağalarda erkeklerle dişileri ayıran en önemli özellikler; Dişilerde kloaka kuyruk kökünde son bulur, erkeklerde kuyruk dişilere göre daha uzun ve kalındır. Çiftleşmeyi kolaylaştırabilmek için karın altı kabuğu erkeklerde daha kuvvetli ve içe doğru çöküktür. Erkeklerde ön bacak tırnaklarından bir tanesi dişiyi çiftleşme anında kavrayabilmek için daha uzundur.
Hayvanat bahçesi gibi yerlerde cinsiyet tayini kan analizleriyle yapılmakta hayvanın dişi ve erkek olduğu öğrenilmektedir. Kandaki Östörojen ve Testesteron hormonları seviyelerine bakılır.
Avrupa kaplumbağalarında cinsel olgunluk 12 yaşlarında başlar.
 


KAPLUMBAĞALARIN YUMURTA ve KULUÇKA ZAMANI
Yumurtadan yavru çıkma süreleri 2-3 ay sürmektedir. Testusdo gracea (Tosbağa) kaplumbağalar 2-3 cm boyunda 6-12 adet yumurta yaparlar. Tatlı su kaplumbağaları ise 3-12 beyaz uzun şekilli yumurta yaparlar. Yavrular ise 2-3 ay süre sonra yumurtadan çıkarlar. Kaplumbağaların tüm çeşitleri yumurtalarını toprağa bırakırlar. Kara ve Tatlı Su kaplumbağaları yaşadıkları doğal çevrede uygun bir ortamı seçerek eştikleri çukurlara yumurtlarlar ve üzerini toprakla örterler. Deniz kaplumbağaları hayatlarının çoğunu denizde geçirdikleri için Dünyanın belirli kumsallarında kıyıya çıkarak; kumsalda eştikleri çukurlara yumurtlarlar. Genelde bu işlemide geceleri yaparlar.
Sürüngenlerin cinsiyetlerinin belirlenmesinde kuluçka dönemi çevre ısısının etkili olduğu yönünde bir çok araştırma yapılmıştır.
Ülkemizin Akdeniz ve Ege kıyılarında deniz kaplumbağalarının yumurtalarını bıraktıkları dünyaca ünlü kum plajları bulunmaktadır. Dalyan, Dalaman, Fethiye, Patara, Kumluca, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Göksu Deltası, Kazanlı, Akyatağan, Samandağ gibi bölgeler deniz kaplumbağalarından Caretta Caretta ve Cheloniamydas'ın ana vatanlarıdır.
Çiftleşme isteği mevsimine bağlıdır. Tropik ve subtropik iklim koşullarına göre değişiklik gösterir. Ayrıca dış ortam koşulları da bu olayı etkilemektedir. Genelde kaplumabağalar nisan ayının başından, mayıs ayının sonuna kadar çiftleşirler. Bu dönemde günlerin uzun olması ve güneş ışığının fazlalığı önemli rol oynamaktadır. Ultraviyole ışınların, kaplumbağaların yaşamlarındaki çiftleşme ve yumurtadan yavruların çıkması gibi fizyolojik olaylara etkisi oldukça fazladır. Dişiler çiftleştikten sonra spermi 4 yıl gibi süre ile saklayabilirler.
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN VÜCUT ISILARI

Kaplumbağaların yaşamlarında ısınında çok önemli etkisi vardır. Hayvanların vücut sıcaklıkları çevre sıcaklığının 0,1oC- 0,2oC altındadır.Vücut ısılarının 20oC 'nin altına düşmesi durumunda sindirim enzim aktiviteleri azalmaktadır. Evimizin ısı düzenlenmesinin rasgele olmasının hayvanın yaşamını olumsuz etkileyebileceğini göz önünden uzak tutmamak gerekir.
 

 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARDA SOLUNUM

Kaplumbağalarda diğer sürüngenler, memeliler ve kanatlı hayvanlar gibi akciğer solunumu yaparlar. Memelilerdeki gibi diyafram yapısı yoktur. Kaburgaları sırt ve karın kabuğu ile kaynaşmıştır. Yapılan incelemelerde kürek kemiklerinin karın tarafında oluşu ve facia benzeri kuvvetli zar yapısı, kürek kemiklerinin ve zarın birlikte yapmış olduğu hareketler organlar üzerine basınç oluşturmakta olduğunu göstermektedir. Bu basınç hayvanlarda sırt tarafına yerleşmiş olan akciğerlerin soluk alıp verme işlemini etkilemektedir.
Deniz kaplumbağalarının kas hücrelerinde oksijen depoladıkları ve derin sularda uzun süre hava almadan kalbildikleri yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.

▲    
Yukarı


KAPLUMBAĞALARIN DUYULARI

KOKU ALMA
Kaplumbağaların koku alma organları iyi gelişmiştir. Yiyeceklerin kokusunu iyi alırlar, su kaplumbağaları su içinde yiyeceklerinin kokularını alırlar ve yiyecekleri çok kolay bulurlar, ayrıca erkekler dişilerini koku ile tanırlar.

GÖRME
Gözleri çok keskindir. Göz kapakları hareketlidir. Üçüncü göz kapağı mevcuttur.Uzaktaki gıdaları iyi görürler. Özellikle sarı rengi iyi algılarlar.
 

İŞİTME
Zaman zaman zor işitirler. Kulak kepçeleri yoktur. Deri kulaklarını örter. Kulak zarı hemen derinin altındadır.

 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARDA KIŞ UYKUSU

Normal doğa koşullarında kaplumbağalar Ekim-Mart ayları arasında kış uykusuna yatarlar. Kalp atışlarında ve solunumlarında yavaşlama olur. Kış uykusu içgüdüsel bir davranıştır. Bu davranış bütün kaplumbağalarda nesilden nesille aktarılır. Kaplumbağalarda kış uykusuna yatan diğer hayvanlarda bulunan yağ depolarına sahip değildirler. Kış uykusu sırasında yaşamsal faaliyetlerini sürdürmelerinde karaciğerlerinin özel yapısı ve böbrek tipinin önemli rol oynadığı sanılmaktadır.

EVDE BESLENEN KAPLUMBAĞALAR İÇİN KIŞ UYKUSU
Evde beslenilen kaplumbağaların 6-7 yaşına kadar kış uykusuna yatırılmamaları gerekmektedir. Bu dönemde hayvanların devamlı beslenmeye ihtiyaçları vardır. Proteinli gıdalar alarak organlarının sağlıklı bir şekilde gelişmesini tamamlaması gerekmektedir.

Kış uykusu ve öncesi hayvanı tartmakta yarar vardır. Ev ortamında yaşayan tatlı su kaplumbağaları doğal çevrelerinden uzaklaştıkları için normalin dışında davranışlar izlenmektedir. Bunun nedeni ev ortamının ideal ısıya sahip olmaması ve güneşin ultraviyole ışığından yoksun olmasıdır.Hayvanlar barınaklarının köşelerine girmeye çalışırlar, hareketsiz ve iştahsız olurlar. Eğer bu durum sonbahar mevsimine rastlarsa bize kış uykusu zamanın geldiğini hatırlatır.

Bu durumda aşağıdaki koşullar dikkate alınmalıdır.

1.Hayvanın bağırsaklarını boşaltmaya gerek yoktur. Yavaş yavaş yemleri azaltılır.
2.Filtre ve havalandırmanın çalışır olması gerekir.
3.Mevsim ve hareket azlığında hayvanın özel kış uykusu akvaryumuna alınması idealdir. Bu akvaryumlar 4-12oC su sıcaklığına sahip olmalıdır. Su sıcaklığının 12oC üstüne çıkmamasına dikkat etmelisiniz.
Yukarıda sözü edildiği gibi doğayı iyi taklit edemediğimiz taktirde fizyolojik dengelerini bozarak hayvanların ölmelerine sebep olabiliriz.
Kaplumbağaların kış uykusuna yattığını bilmeyen birçok insan onların öldüğünü sanarak toprağa gömmektedirler. Bilgi eksikliğine bağlı olarak istemeden hayvanların istemeyerek ölümüne sebep olmaktadırlar.
Tropikal bölgelerde yaşayan kaplumbağalar kış uykusuna yatmazlar, deniz kaplumbağaları da göçmen hayvan davranışı ile sıcak ve yiyecek bulacakları denizlere göç ederler.

▲    
Yukarı

KIŞ UYKUSUNDAN UYANDIRMA
Kış uykusu ve öncesi hayvanı tartmakta yarar vardır. Uykudan çıktıktan sonra beslenme buna göre düzenlenir. Bazı kaplumbağaların kabızlık sorunu olabilir, bu durumda bağırsak içeriğini yumuşatmak için hayvanları 30oC'lik sıcak su banyosunda tutmak yararlın olabilir. Bu yöntem bagırsak içeriğini yumuşatacaktır.

▲    
Yukarı

EVLERDE BAKIM

Evlerde tatlı su kaplumbağaları cam bir kap veya akvaryumlarda bakılmaktadır. Sularının haftada en az bir kere değiştirilmesi gereklidir. Eğer gerekli özen gösterilmezse çabuk kirlenen sulardan dolayı küçük kaplumbağaların sağlıkları bozulabilir.
Büyük boy tatlı su kaplumbağaları için ideal bir akvaryum ısıtmalı, hava ve su temizleme filtreli, ultraviyole lambalı ve ayrıca aydınlatma lambası olacak şekilde hazırlanmalıdır.
Kara kaplumbağaları içinde Terrariumlar idealdir.
 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN BESLENMESİ

Kaplumbağalar genel olarak etçil ve otçul olarak beslenmeye uygun sindirim sistemine sahiptirler. Doğada böcek , solucan, üzüm, karpuz, domates, kıvırcık ve sarı çiçekli bitkileri yiyerek beslenirler.
Kaplumbağaların beslenmesinde dikkat edilecek en önemli hususlar:
1-3 yaş arası kaplumbağalar vücut gelişimlerini tamamlamaları için protein ağırlıklı besin maddeleri almaları gerekmektedir. Bundan dolayı sürekli beslenmeli 6-7 yaşına kadar kış uykusuna yatırılmamalıdır.
Yemlerinde Kalsiyum ve Fosfor dengesine ve vitamin ihtiyacına göre gerekli katkılar ilave edilmelidir. Ayrıca su kaplumbağaları yiyeceklerini suda almaktan hoşlanırlar.
Evde beslenen kaplumbağalara hazır yemler vermek daha uygundur

 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN GENEL BAKIMLARI

Eğer sağlıklı bir kaplumbağamız olmasını istiyorsak periyodik olarak veteriner hekime göstermek gerekir. Hayvanı zaman zaman tartmak, tek yönlü beslememek ve ara sıra vücudunu vazelinlemek gerekir.

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARIN HASTALIKLARI
Bu bölümde verilen bilgiler ancak veteriner hekimler tarafından değerlendirilerek uygulanabilecek şekilde hazırlanmıştır. Bu bilgiler veteriner hekimler dışında, kaplumbağa besleyenlere karşılaştıkları sorunlarda yol gösterebilir.

BELİRTİLERİNE GÖRE KAPLUMBAĞA HASTALIKLARI

Sulu gaita (İshal)
Muhtemel nedeni bağırsak enfeksiyonudur. Gaitadan örnek alınarak parazit yönünden muayene edilmesi gereklidir. Mide, bağırsak kurtları ishale neden olur. Ayrıca bakterilerin sebep olduğu ishaller yaygın olarak görülmektedir. Parazit ilaçları ve antibiyotiklerle tedavi edilebilinir.
 
Konsipasyon (Kabızlık)
Bağırsak peritaltiğinin azalmasına bağlı olarak, bağırsak içeriğinin sertleşmesi veya bağırsak içeriğinin dışkıya dönüştükten sonra dışarı atılmaması olarak görülen belirtidir.
Kabızlık kuru gıdalar ve tek yönlü beslenmeden kaynaklanabildiği gibi yoğun bağırsak kurtları nedeniyle kabızlık olabilir. Kış uykusuna bağlı olarak ta kabızlık görülmektedir. Kış uykusu yaklaşık beş aya yakın sürdüğü için bağırsak içeriğinin sertleştiği görülmektedir Nedenine göre parazit ilaçları veya su banyosu ile tedavi edilir.

Bağırsak Çıkması
Genellikle bağırsak kloakadan dışarı çıkar, anal bezlerle birlikte erkeklerde peniste dışarı çıkabilir. Kara ve su kaplumbağalarında bu durum sıklıkla görülmektedir. Bu durum bağırsaklardaki yabancı cisim ve konsipasyonlarda ortaya çıkmaktadır. Özellikle kış uykusu sonrası dönemlerde çok sık rastlanabilir. Eğer hayvan küçükse antiseptik kompreslerle %0,1'lik rivanol ile yapılır. Büyük kaplumbağalarda kloaka red edilir ve tütün kesesi ağzı dikiş atılabilir.


Göz Kapaklarının Şişmesi ve Kapanması
Tam olarak nedeni bilinmemekle beraber; su kaplumbağalarının yaşadıkları suların kirliliği ve A vitamini eksikliğinden ortaya çıktığı düşünülmektedir.

 

 

 

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARDAKİ ÖZEL HASTALIKLAR
Kaplumbağalarda da diğer hayvanlarda olduğu gibi bakterilerin, virüslerin ve diğer etkenlerin neden olduğu çeşitli hastalıklar görülebilir. Bu hayvanların hastalıklarda korunmayı sağlayan özel savunma mekanizmaları ile ilgili fazla bir bilgi henüz mevcut değildir.

Akciğer Yangısı
Nedeni soğuktur, gırtlakta ıslık sesi, burun deliklerinden kabarcıklı sümük çıkar. Su kaplumbağalarında daha çok rastlanmaktadır. Kara kaplumbağaları akciğer enfeksiyonlarında duvara tırmanma hareketi yapmaktadırlar.

Böbrek Yetmezliği
Hayvanın boyun bölgesi derisi yüzük halkası şeklinde şişer. Kaplumbağa kafasını içeri çekemez. Tedavisi çok zordur.

 

 

 

 

Kabuk Kalınlaşması ve Şekil Bozuklukları
Kabuk parmaklarla palpe edildiğinde yumuşamış olduğu hissedilir. Nedeni, D Vitamini, Kalsiyum, Fosfor ve Ultraviyole ışık eksikliğidir. En çok kış uykusundan çıkan hayvanlarda ve tek yönlü beslenen hayvanlarda görülür.

 

 


Kabukta Dökülme ve Aşırı Boynuzlaşma
Kabukta dökülme fizyolojik olarak meydana gelmektedir. Eğer aşırı bir dökülme varsa hastalık akla gelmelidir.
Deride de zaman zaman dökülmeler olur, suyun içerisinde beyaz ince kalıntılar şeklinde izlenmektedir. Baş ve ayak derilerinde kalınlaşma veya lekeler oluşmasında vitamin eksikliği ve suların kirliliğinden dolayı oluşan mantar enfeksiyonları düşünülmelidir.

Parakeratoz
Yetersiz beslenmeye bağlı Vitamin A ve D'nin eksikliğine bağlı ortaya çıkan hastalıklardır.
Belirtileri: Epitel çözülmeleri genelde kabuğun deriyi koruyamadığı boyun, kloaka çevresi ve arka bacakların uç kısımlarında gözlenir. Deride kırmızı ve sarı sahaların ortaya çıkması gibi değişiklikler genelde simetriktir.
Tedavisi: Betadin (Iyot) banyosu, antibiyotikler A ve D vitamini takviyesi yapılmalıdır. Derinin kurumasını önlemek için yaralara antibiyotikli pomatlar sürülmelidir.

Salmonella
Kaplumbağalar Salmonella enfeksiyonu taşıyıcılarıdır. Çocuklar için tehlikeli olabilir.
Belirtileri: İştahsızlık, ishaldir. Kültür yapılarak sonuca gidilir. Antibiyotik ve vitamin verilerek tedavi yapılır.
Kaplumbağalar çocuklar için salmonella yönünde risk oluşturabilir. Eğer bakımlı bir hayvan ise bu riski taşımaz. Kaplumbağaların parazitleri kendine hastır. İnsanlar açısından tehlike oluşturmaz.

Kabuk Yaralanmaları ve Kırılmaları
Normal bir masa yüksekliğinden sert bir zemine düşen, üzerinden araba geçen veya köpek tarafından ısırılan kaplumbağalar yaralanabilir. Eğer hayvanın organlarında bir hasar yoksa kırılma ise antibiyotikli pomat sürülerek veya papatya çayı banyosu ile iyileşme sağlanır. Kırılma büyükse antibiyotikli bir pomatla doldurulduktan sonra üzeri bantlanır. Kabuk kırığı ve yaralanma ile birlikte organlarda hasar varsa o zaman veteriner hekim tarafından mutlaka görülmelidir.

▲    
Yukarı

KAPLUMBAĞALARDA SIK RASTLANILAN HASTALIKLAR

Apse:
Kaplumbağalarda sıklıkla deri altı apselere rastlanır.
Nedeni : Yaralanmalar, yabancı cisim batması v.b.
Tedavisi : Lokal olarak açılır, apse tedavisi uygulanır.
 

 

 


Hipervitaminoz A:
Vitamin fazlalığına bağlı olarak deride yer yer dökülmeler meydana gelir. Mantarlarla karışabilir.
Nedeni : A Vitamini fazlalığı
Tedavisi : Vitamini kesmek ve lokal yara tedavisi
 

 


Ağızda ve Dilde Stomatis:
Çeşitli etkenlerin sebep olduğu ağız içerisinde meydana gelen yangı ve daha sonra oluşan gangren.
Nedeni : Çeşitli mikroorganizmalar
Tedavisi : Yok

Orta Kulak İltihabı:
Kaplumbağalarda kulak kepçesi yoktur. Kulak bir delik şeklindedir. İltihaplanan orta kulak dışarıya doğru delikten bir balon gibi çıkar.
Nedeni : Mikroorganizmalar
Tedavisi : Yok
 

▲    
Yukarı

ÇEVREMİZDE ÇOK TANINAN KAPLUMBAĞA ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ

KARA KAPLUMBAĞALARI

Yunan Kara Kaplumbağası (Testudo Hermani)
Büyüklüğü : 20 cm
Yaşadığı Yerler : Yunanistan, Balkanlar, İtalya, Anadolu
Bakımı : 18-26oC ısı ve bitkisel beslenme
Kış uykusuna yatarlar

Kuzey Afrika Kara Kaplumbağası (Testudo Graeca)
Büyüklüğü : 30 cm
Yaşadığı Yerler : Güney Avrupa, İran, Mısır
Bakımı : 18-26oC ısı ve bitkisel beslenme
Kış uykusuna yatarlar.

▲    
Yukarı


TATLI SU KAPLUMBAĞALARI

Rotwangen (Kırmızı Yanak) (Chrysemys Scripta Elegans)

Büyüklüğü : 25 cm
Yaşadığı Yerler : Amerika, Doğu ve Batı Misisipi
Bakımı : Akvaryum suyu 26-28oC,
Ağustos ve Ekim aylarında günde 2-3 saat güneş ışığı.
Gençleri etçil, yaşlıları otçul beslenirler.
10-12 hafta Kış uykusuna yatarlar.
 


Çin Kaplumbağası (Chrysemys Reevesil)
Büyüklüğü : 17 cm
Yaşadığı Yerler : Endonezya, Japonya, Güney Çin
Bakımı : Akvaryum suyu 27oC,
Deniz hayvanları (Balık Eti, Karides, Su Böcekleri) yerler
Kış uykusuna yatmazlar.

▲    
Yukarı


DENİZ KAPLUMBAĞALARI

Ülkemiz güney sahillerinde de yaşayan Caretta Caretta ve Chelonia Mydas türü iki kaplumbağanın özellikleri ve farklılıklarını aşağıda görebilirsiniz:


Caretta Caretta
Ön ayakları palet şeklini almıştır. Ayakların dış tarafında iki tırnak bulunmaktadır. Ön ayaklar arka ayaklardan daha büyüktür.
Kabukların arkası kalp şeklindedir. Kabuk açık renkli sırt kırmızı ve kahverengidir.
Büyüklükleri 1 metredir.
40-150 Kg ağırlığında olabilirler.
 

 

 

 

 

 




 

Chelonia Mydas
Ön ayaklarında bir tırnak bulunur. Kabukları daha koyu kahverengidir.
Büyüklükleri 1metre 40 cm olabilir.
30-100 Kg ağırlıktadırlar, 450 Kg olanlarına da rastlanmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 


 

▲    
Yukarı